Skip to main content
Giresun Üniversitesi

Öğrenci toplulukları tanıtım günleri yoğun katılımla gerçekleşti

By Kasım 5th, 2026No Comments10 min read

Giresun Üniversitesi’nde 2026-2027 akademik yılının başlamasıyla birlikte kampüs hayatını hareketlendiren geleneksel “Öğrenci Toplulukları Tanıtım Günleri” düzenlendi. Üniversite bünyesinde faaliyet yürüten bilim, sanat, kültür, spor ve teknoloji odaklı onlarca öğrenci kulübü kurdukları stantlarla yeni üyelerini bünyelerine katmak amacıyla tanıtım çalışmalarına başladı.

Giresun Üniversitesi’nde yeni akademik yılla birlikte stant açan onlarca öğrenci topluluğu, projelerini tanıtarak yeni üyeleriyle buluştu. Gün boyu süren etkinlikler, hem üniversiteye yeni başlayan öğrencilerinin çevre edinmelerine kapı araladı hem de mevcut kulüp üyelerine projelerini doğrudan aktarma fırsatı sundu. Rektörlük binası ve kampüs meydan hattında oluşturulan stant alanı, erken saatlerden itibaren ilgi odağı oldu. Topluluk tanıtım günlerine akademisyenler, idari personel ve binlerce öğrenci katılım sağladı.

Prof. Dr. Hüseyin Şahin: “Sosyal sorumluluk bilinci mezuniyet sonrasına yansıyacak”

Etkinlik alanını ziyaret ederek stantları tek tek gezen Giresun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin, kulüp başkanlarından yürüttükleri çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi aldı. Topluluk üyesi gençlerle bir araya gelen ve onların heyecanına ortak olan Prof. Dr. Şahin, üniversite yaşamının salt dersliklerden ve teorik eğitimden ibaret görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Öğrenci kulüplerinde aktif yer almanın kariyer inşasındaki rolünü değerlendiren Prof. Dr. Şahin, şu ifadeleri kullandı:

“Kıymetli kardeşlerim, mezuniyet öncesinde ilk olarak bulunulan sürecin iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Elbette mezuniyet sonrası iş hayatı son derece önemlidir. Ancak öğrencilik hayatı boyunca kurulacak insani ve mesleki ilişkiler, iletişim boyutunun ilerleyen evreye aktarılması sürecin ikinci merhalesidir. Dolayısıyla ilk önce mevcut dört veya beş senelik periyodun güzel anılar biriktirilerek, toplumsal sorumluluklara parmak basılarak geçirilmesi gerekir. Bu açıdan tanıtım günleri ve topluluk faaliyetleri kritik bir değer taşımaktadır. Öğrencilerimizin buralarda sergileyeceği performanslar, gelecekte iş dünyasında olumlu birer geri bildirim halinde karşılarına çıkacaktır. İdaremiz olarak öğrencilerimizi sürekli topluluklara teşvik ediyor, her alanda destek sunmaya gayret ediyoruz. Sahadaki bu muazzam kalabalık ve gençlerin katılım arzusu bizleri son derece mutlu ediyor.”

Kendi üniversite yıllarına ve geçmiş dönem öğrenci kulüplerine ilişkin gözlemlerini de paylaşan Prof. Dr. Şahin, “Kendi öğrencilik yıllarımızda kulüp faaliyetleri bugünkü kadar yaygın ve çeşitli değildi. Öğrencilerin bilincinin artmasıyla birlikte bu yapılar zenginleşti. O dönemlerde ben de iletişim alanına, özellikle radyo, televizyon ve fotoğrafçılık faaliyetlerine yoğun bir ilgi duyuyordum. Geçmişten bugüne özünde insan aynı insan kalsa da toplumsal farkındalık ve iletişim kolaylığı büyük bir evrim geçirdi. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte sınırlar ortadan kalktı, bilgiye ve birbirimize ulaşmak son derece kolaylaştı. Bugünün gençleri bu imkânları en verimli şekilde değerlendiriyor.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Felsefe Topluluğu, felsefe tarihindeki kadın düşünürlere odaklanacak

Felsefe Topluluğu Başkanı Saime Nur Demirtaş, yeni dönemde yapacakları çalışmaları ve topluluğun temel felsefesini aktardı. Felsefe kavramını üç sözcükle “düşünmek, sorgulamak ve anlamak” olarak niteleyen Demirtaş, akademik yıl boyunca sadece kuramsal tartışmalarla sınırlı kalmayıp konferans, panel ve gezi programları planladıklarını belirtti.

Özellikle kadın düşünürlerin felsefe tarihindeki yerine değinen Demirtaş, hedeflerini şu sözlerle anlattı:

“Bu yıl topluluğumuz bünyesinde felsefe adına gerçekten öğretici ve ufuk açıcı çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Ana hedeflerimizin başında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle geniş kapsamlı bir konferans düzenlemek geliyor. Lise ve üniversite eğitim müfredatlarında genellikle hep erkek filozoflar işlenir, kadın düşünürlerin isimleri arka planda kalır. Kendi araştırmalarım doğrultusunda felsefe tarihine muazzam katkılar sunmuş, çok değerli fikirler üretmiş kadın düşünürlerimizin varlığına şahit oldum. Öncelikli misyonumuz bu isimleri tanıtmak ve hak ettikleri değeri kampüsümüze taşımaktır. İnşallah konferanslar ve kültürel gezilerle dolu verimli bir dönem geçireceğiz.”

Gökyüzüne adanmış vizyon: Sivil Havacılık Topluluğu

Tanıtım günlerinin ilgi çeken noktalarından biri de Sivil Havacılık Topluluğu oldu. Havacılık Yönetimi bölümü öğrencisi ve topluluk temsilcisi Rahman Gökkurt, havacılık meraklısı öğrencileri stantlarında ağırladı. Topluluğun ruhunu “Havacılık, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ” isimleriyle simgeleştirdiklerini belirten Gökkurt, Türkiye’nin havacılık mirasına sahip çıkmayı amaç edindiklerini söyledi.

Öğrencilere topluluğa katılmaları için tek bir gerekçe sunmaları istendiğinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü hatırlatan Gökkurt, “Bizim temel ilkemiz ve tek davetimiz bellidir: İstikbal göklerdedir. Gökyüzüne, savunma sanayisine ve sivil havacılığa ilgi duyan tüm arkadaşlarımızı bu çatı altında ortak projelere imza atmaya çağırıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Kalite Topluluğu’nun hedefi 23 Nisan’da Guinness rekoru kırmak

Standında yoğun bir öğrenci kitlesini ağırlayan Kalite Topluluğu Temsilcisi Livanur Güngör ise hazırladıkları ulusal ve uluslararası projelerle dikkat çekti. Öğrencilerin kalite ve kurumsallık bilincine yönelik ilgisinden büyük onur duyduklarını aktaran Güngör, hazırladıkları projelerin ayrıntılarını paylaştı.

Amaçlarının üniversite sınırlarını aşarak topluma yayılmak olduğunu ifade eden Güngör, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Şu anda arkadaşlarımızın kalite bilincine gösterdiği alaka gerçekten gözlerimizi yaşartacak derecede yüksek. Bu yıl ön özet başvurumuz onaylandığı takdirde ilk iş olarak liselere inip lise öğrencilerine toplam kalite felsefesini aşılamayı amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra çok büyük bir rekor denemesine hazırlanıyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda öğrenci arkadaşlarımızla beraber el emeği 23 bin adet oyuncak üreterek Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi hedefliyoruz. Bu rekorla hem çocukların yüzünü güldürecek hem de üniversitemizin adını dünyaya duyuracağız.”

Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu’ndan zengin kültür takvimi

Giresun Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu Başkanı Selçuk Çiftçi, yeni eğitim-öğretim yılının ilk gününden itibaren öğrencilerin stantlarına akın ettiğini belirtti. Türk dünyasının ortak mirasını, bağımsızlık mücadelelerini ve kadim geleneklerini kampüste yaşatmayı hedeflediklerini belirten Çiftçi, yıl boyunca uygulanacak faaliyet programını aktardı.

Resmi anma ve kutlama günlerinin yanı sıra sosyal etkinlikleri de ihmal etmeyeceklerini vurgulayan Çiftçi, “16 Aralık Kazakistan Bağımsızlık Günü, baharın gelişiyle birlikte kutlayacağımız geleneksel Nevruz etkinlikleri ve 3 Mayıs Türkçülük Günü temel odak noktalarımız olacak. Sadece salon programlarıyla yetinmeyeceğiz; başta komşu ilimiz Ordu olmak üzere Karadeniz genelinde kültürel geziler ve geniş katılımlı konserler organize ederek Türk kültürünün zenginliğini hep birlikte yaşayacağız.” şeklinde konuştu.

Stantları gezen öğrenciler deneyim ve duyarlılık peşinde

Etkinlik boyunca alanı adımlayan öğrenciler, kulüplerin sunduğu olanakları ve geçmiş faaliyet raporlarını titizlikle inceledi. Tercihlerini sadece eğlence odaklı yapmadıklarını ifade eden yeni kayıtlı öğrenciler, kişisel gelişim ve toplumsal fayda dengesini gözettiklerini vurguladı.

Gezdiği stantlar hakkında izlenimlerini aktaran bir üniversite öğrencisi, “Bugün vaktimin büyük bölümünü Gezi Kulübü ve Teknofest çalışma alanında geçirdim. Teknolojik projeler ve doğa etkinlikleri bana büyük heyecan verdi. Benim bir topluluğa üye olmamı sağlayan temel etken, o topluluğun geçmişte imza attığı başarılar ve geleceğe yönelik sunduğu somut vaatlerdir.” dedi.

Farklı stantlarda zaman geçiren bir başka öğrenci ise tercih kriterlerini şu sözlerle özetledi:

“Her topluluğun kendine özgü bir birikimi, dünya görüşü ve toplumsal farkındalığı var. Bugün özellikle Felsefe Topluluğu, Lösemili Çocuklara Destek Kulübü ve Gastronomi Topluluğu stantlarında uzun süre durdum. Felsefenin hayatı sorgulatan ve doğrudan yanıtı bulunamayan sorular sorma pratiği beni daima heyecanlandırıyor. Lösemili çocuklarla ilgili çalışmalarda yer almayı ise insani bir ödev olarak görüyorum; zor süreçten geçen kardeşlerimize ‘Asla yalnız değilsiniz’ mesajı verebilmek benim için tarif edilemez bir duygu. Gastronomi standına gelince, kabul etmek gerekir ki lezzetli tatlara ve mutfak kültürüne olan düşkünlüğüm beni o standa çekti.”

Günün finali Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda yapıldı

Gündüz saatlerinde kampüs bahçesinde devam eden bilgilendirme çalışmaları ve stant kayıtlarının tamamlanmasının ardından etkinlikler salon programına taşındı. Öğrenci topluluklarının koordinasyonuyla Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda geniş katılımlı bir müzik dinletisi düzenlendi.

Sahne alan Monte Krizde müzik grubu, enerjik sahne performansı ve seslendirdiği popüler eserlerle salonu dolduran yüzlerce üniversiteliyi coşturdu. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden öğrenciler, yeni eğitim dönemi öncesinde moral depolarken; program yapılan teşekkür konuşmaları ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.

Muhabir / Foto-muhabir: Hikmet Cenap KARAMAS

Leave a Reply