
Sahne performansından şarkı yazım sürecine kadar müzik yolculuğunu Perspektif Medya’ya anlatan Emir Can İğrek, kariyerine ve müziğe dair merak edilen soruları yanıtladı.
Şarkı yazarken söz ve melodiden önce şarkının hikâyesini, anlatıcısını ve karakterini oluşturduğunu belirten Emir Can İğrek, karakterin nasıl yaşayacağı, olaylara nasıl yaklaşacağı ve cümlelerini hangi tavırla kuracağı üzerine düşündüğünü söyledi.
Şarkıların kişisel duygulardan çıkarak geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmasında ortak duyguların ve konuların belirleyici olduğunu dile getiren İğrek, yalnızca kişisel bir deneyimin de birçok insanı ilgilendiren ortak bir konunun da şarkıya dönüşebileceğini söyledi. Şarkılarının hikâyelerini dinleyiciyle paylaşma konusunda tek bir yaklaşımı olmadığını belirten sanatçı, bazı anlamların paylaşılmasının, bazılarının ise yalnızca kendisine ait kalmasının daha güzel olduğunu ifade etti.
“Her şarkım yazıldığı dönemin duygusunu taşıyor”
Bir şarkıyı tamamladığında ilk olarak yakın arkadaşı Sıla Yılmaz’a dinletmeyi tercih ettiğini söyleyen İğrek, eserlerinin zaman zaman farklı yorumlandığını ancak hiçbirinin çok büyük ölçüde farklı anlaşılmadığını belirtti. Geçmişte yazdığı şarkılara bugün yeniden dönse değiştirmek isteyeceği bir şey olmadığını ifade eden sanatçı, her şarkının yazıldığı dönemin duygusunu taşıdığını ve o dönemde nasıl yazmak istediyse öyle yazdığını söyledi.
Kendisini en savunmasız hâliyle anlattığını düşündüğü şarkının “Bir Gün Ölürsem” olduğunu söyleyen İğrek, şarkılarının hiç tanımadığı insanların hayatlarında özel bir yere sahip olmasını müzik yapmanın en güzel taraflarından biri olarak gördüğünü belirtti.
Kendi duygularından ve yaşantısından ortaya çıkan bir şarkının, kendisinden tamamen farklı bir insanın hayatında başka bir anlam kazanmasının kendisini etkilediğini ifade eden İğrek, müziğin insanlar arasında kurduğu bu bağın kendisi için çok değerli olduğunu dile getirdi.
Muhabir: Zeynep Gül Şahin