Fakülteden Haberler MANŞET Üniversiteden Haberler

TÜBİTAK Eğitim Seminerleri Giresun Üniversitesi’nde gerçekleştirildi

Eğitim açılışına, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Coşkun, Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Nazım Elmas, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İ. Cem Feridunoğlu ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen akademisyenler katıldı.

Proje Sorumlusu Tirebolu İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Günseli Bayraktutan, katılımcılara üç günlük eğitim sürecindeki genel program akışından ve eğitim boyunca ihtiyaçları doğrultusunda sağlanacak imkanlardan bahsetti. Daha sonra programda Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Koçak,  araştırmalar sürecinde  kullanılması gereken yöntem tekniği konusunda;  “ Yöntem bir dert, bu derdin dile dökülüşü ve bu derdin çözüm yolu olarak  tanımlanabilir. Yöntem oluşturabilmek için bir metoda ihtiyacımız vardır ve bu metoda sosyalleşme ile ulaşırız. Bilgi bilimsel yöntem ile mümkündür amaç ilişki kurduğumuz açıklama yaptığımız bilgiyi elde etmektir. Araştırma türleri de, ne tür araştırma yaptığımızda son derece önemlidir. Bilgi hiyerarşisinin en tepesinde irfan dediğimiz şey vardır. Bunu bilgiyi kullanmanın bilgisi olarak adlandırabiliriz. Burada önemli olan bilgiyi nasıl kullanacağımızı bilmemizdir. İşin en zor kısmı araştırmaya değer bir konu bulmaktır. Seçmiş olduğumuz konunun toplumsal açıdan önemli olması gerekmektedir. Bir projenin değerlendirme kıstasları dört tanedir. Bunlar özgün değer, yöntem, proje ekibi ve yaygınlığıdır. Hiç ele alınmamış bir konuyu tasarlamak ve yönetimini ele almak oldukça zordur. Bunlar sonucunda sunulan projeler de TÜBİTAK için önemli kısmı özgün değer ve yöntem oluşturur. Sunulan proje konusu iyi bir şekilde çerçevelendirilmeli yani sınırlandırılmalıdır. Çünkü araştırmacı projeye nereden başlayacağını, problemin neresinden tutacağını bilemez. Bunu netleştirmek için ise tüm proje aşamaları ve literatür taramaları gerçekleştirildikten sonra bir teorik veya kavramsal çerçeve elde etmiş oluruz. Araştırmalar türlerine göre ayrılır. Araştırmalarda iki özellik son derece önemlidir. Bunlar araştırmanın amacı ve araştırmanızı oluşturacak verilerin özelliğidir. Araştırmada kullanılan yöntemin karma yöntem olması ve neden bunun kullanıldığı açıklanabilmelidir. Araştırmamızın sonucunda neden sorusunun cevabını bulmak önemlidir ” ifadelerinin üzerinde durmasıyla birlikte söz alan Günseli Bayraktutan, araştırma sürecinde nitelikli bir çalışma elde edilebilmesi için bir odak grup oluşturulması gerektiğini söyledi.

Fotoğraf: Betül Özdemir
Fotoğraf: Betül Özdemir

Eğitimin devamında Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Duygu Özsoy, kendisinin yürütücüsü olduğu ve sonuç aşamasına gelen ‘Dijital Bölünme Bağlamında Dijital Beceri Düzeyi ile Politik Katılım Arasındaki İlişki: Kuzeydoğu Anadolu Projesi Örneği’ konulu TÜBİTAK projesi hakkında bilgi verdi. Özsoy’un beraberinde Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutlu Binark video konferans yöntemi ile Güney Kore’den bağlandı.

Fotoğraf: Betül Özdemir

Çevrimiçi oyunlarda ‘Oyun Endüstri Dünyası’ adında bir kavram var.

Mutlu Binark, Türkiye’de ilk kez ele alınan “Dijital Oyun Endüstrisi” konulu projesi hakkında; “ 2006’da başlayan proje 2007’de kabul gördü. Türkiye’de Ana Akım Medyada oyunlara yönelik şöyle bir yaklaşım söz konusuydu. Oyunlarda, oyun oynayan kitleyi izole eden bağımlılık yaratan bir görüş hakimdi. Fakat bu tarz oyunlar kişiler arası iletişime katkı sağlıyordu çünkü farklı coğrafyalardan farklı insanlarla bağlantıya geçilebiliyordu. Bu sebeple çevrimiçi oyunlar üzerinden toplumsallaşma pratiği gerçekleşmekteydi. Bizde bunu fark ettikten sonra dijital oyun endüstrisi projesini ele aldık. Dijital oyun sahası projesinde gördük ki aslında bu çevrimiçi oyunlarda ‘Oyun Endüstri Dünyası’ adında bir kavram var. Bu ise ekonomi-politik kültür endüstrisini doğuruyor. Bu nedenle projeyi iki soru üzerinde ilerlettik; ‘Türkiye’de oyun oynama endüstrisi ve oyun oynama kültürünü etnografik yapısı nedir?’ sorularıdır. Bu sebeple proje için önemli bir aşama olan kartopu örneklemi yöntemiyle Türkiye’deki oyun firmalarının bir haritasını çıkardık. Bundan sonra ise 2007 Mart ayında projemiz TÜBİTAK’tan zaman ve bütçe desteği aldı. Bu destekten sonra ise bir odak grup görüşmesi yapmamız gerekti. Bu görüşme ile oyun şirketleri ile oyun ortamlarının kurucularıyla görüştük. Daha sonrasında proje öğrencilerine odak grup eğitimleri ve sahada fotoğraf nasıl çekilir eğitimleri verilen atölyeler kurduk. Proje çalışmaları farklı sosyo-ekonomik şartlara sahip semtlerde gerçekleştirildi. Projede bizi en çok zorlayan kısım endüstri kısmıydı”  diyerek katılımcıların sorularını yanıtladı.

Fotoğraf: Betül Özdemir

Tüm projelerin desteklenme oranı tüm alanlarda %20

Seminerin ikinci gününde konuşmasına başlayan Abdullah Koçak, “ Bir proje yürütme ve yazma eğitiminde 3 veya 4 proje değerlendirilir. Çünkü her bir projenin değerlendirme süreci iki saati geçebilir. Panel değerlendirme sistemi şöyle işler; incelenecek panel konuları hakkında uzman kişiler, panelde yer alacak kişiler ve kurumlar seçilir. Çıkar veya torpil meselesini sebebiyet vermemek için bu gereklidir. Çünkü incelenecek olan projenin katıldığı üniversiteden kimse panele katılamaz. Bunlar göz önünde bulundurularak bir panel ortamı oluşturulur. Bütün projeler incelendikten sonra puanlamaya geçilir. Puanlama özgün değer, yöntem, proje ekibi ve yaygınlığı kıstasları üzerinden değerlendirilir ve 5 puan üzerinden puanlanır. Özgün değer ve yöntem kıstasları bakımından 2 puanın altında puan alan projeler için aldığı puana göre rapor hazırlanır. Bir proje TÜBİTAK tarafından desteklenebilmesi için 3’ün üzerinde puan almalıdır. Ama bu puanlama yöntem ve özgün değeri kapsamalıdır yoksa bir işe yaramaz. Tüm projelerin desteklenme oranı tüm alanlarda %20’dir. Destek almış bir proje, proje amaçlarına uygun yürütülmüyor ise destek kesilir’  konularına yer vererek yapılan projelerin değerlendirme ölçütleriyle ilgili bilgi verdi.

Fotoğraf: Betül Özdemir

Eğitimlere hava şartlarından dolayı katılamayan  Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Özçetin video konferans yöntemiyle bağlanarak;  ‘İzleyici Araştırmaları: Muhafazakarlarda Televizyon İzleme Eğilimleri, Kimlik ve Popüler Beğeni Sınırları’ başlığındaki projesiyle ilgili; “ Bu projeye başlarken bir dert ile yola çıktık; izleyici araştırmalarıyla ilgili izleyiciyi nasıl tanımlayabiliriz, nasıl anlayabiliriz, izler kitle dediğimiz şeyi nasıl ortaya koyabiliriz diyerek bu projeye başladık. Çalışmada çoklu araştırma yöntemini kullandık. Çalışmanın literatür kısmı Ankara Üniversitesi İletişim Bilimleri Dergisinde bir makale olarak ‘Kullanımlar, Doyumlar ve İzler Kitle’ başlığıyla yayınlandı. Bu çalışma çok farklı yöntem bilimlerin kullanıldığı bir çalışma oldu. 2013’te başvurduğumuz projenin kabulünü beklerken TÜBİTAK’tan geri iadesini aldık. Bunun sebebi çok önemsiz görülen belge ve imza eksikliğiydi. Bu sebeple projelerinizi en az bir ay önceden yüklemeye gayret edin”  diyerek izledikleri yollara ve yaşadıkları zorluklara değindi.

Fotoğraf: Betül Özdemir

TÜBİTAK proje eğitimlerinin son gününde Prof. Dr. Abdullah Koçak,  TÜBİTAK proje sunumu ve yazımında ARBİS kaydının zorunlu olduğunu ve ARBİS kaydı olmayan kimsenin proje başvurusunda bulunamayacağını belirtti. Ayrıca ARBİS kaydının proje kapsamında TÜBİTAK’a giriş imkanı sunacağının altını çizdi.

Fotoğraf: Betül Özdemir

Devamında proje eğitimcileri katılımcılarla grup çalışması yaparak; grup çalışmasında TÜBİTAK proje eğitim uygulamalarının teorik ve pratik yapısı hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu ve genel bir değerlendirilme yapıldı. Eğitim sonunda projeye katılan katılımcılara teşekkür edilerek katılım belgeleri verildi.

Haber: Betül Özdemir, Sevgi Ağdaş

yorum sayısı 1.467

Yorum yapmak için buraya tıklayın