Fakülteden Haberler Kültür-Yaşam MANŞET Üniversiteden Haberler Yerel Yönetim

Giresun Üniversitesi’nde Kadınlar Günü Heyecanı

Fotoğraf: Deniz Tutcu

Giresun Üniversitesi’nde, ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü‘  etkinlikleri kapsamında  UNESCO Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi ve Kadınların Güçlenmesi Kürsüsü, Akademiden  Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine  Destek Topluluğu ile Karadeniz  Stratejik Araştırma ve Uygulama Merkezinin birlikte hazırladığı ‘Kadınlar Birlikte Güçlü‘ başlıklı   konferans,  Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Fotoğraf: Giresun Üniversitesi

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan programın açılış konuşmasını yapan UNESCO Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi ve Kadınların Güçlenmesi Kürsüsü Başkanı ve aynı zamanda Tirebolu İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı  Prof. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver: “8 Mart, kutlanan bir gün şenlik yapılan bir gün değil; anılması gereken bir gündü. Ama süreç içerisinde bu kökenindeki sekiz martta yaşananlar olaylar düşünüldükçe kadınların hak ve eşitlik arayışları yönündeki mücadeleleri arttıkça, kazanımlar göz önünde bulundurularak bugünün aynı zamanda kutlanılası bir gün olduğunu düşünüyoruz” ifadeleriyle günün anlam ve önemini belirterek, sözü  Akademiden  Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine  Destek Topluluğu Akademik Danışmanı Öğr. Gör. Şule Aksakal’a devretti.

Fotoğraf: Deniz Tutcu

Aksakal toplumsal cinsiyet eşitliği üzerinde çalışma yapma konusunda aldığı ilhamlar ilgili “Kendi ailemde kendi çevremde kendi neslim, bir alt nesil ve bir üst nesillerle sekiz tane çocuk geline şahit oldum. Çocuk gelinden kastım on beş yaşın altındaki kız çocuklarının gelin olmasından bahsediyorum. Sadece bir erkekle yan yana yürüdüğü için babası, abisi tarafından görüldüğünde önce okuldan alınan sonra psikolojik ve fizyolojik şiddete maruz kalmış ve apar topar gelin edilmiş arkadaşlarıma şahit oldum. Mesleğinde inanılmaz derece başarılı olmasına rağmen yükselmeyi bir türlü başaramayan bir sürü kadınlar arkadaşlarıma üzülerek şahit oldum. Diplomalarımızın aslında hiçbirinin üzerinde cinsiyet yazmıyor. Cinsiyet yok. Kadın matematikçi, erkek matematikçi, kadın doktor, erkek doktor gibi ifadeler geçmiyor. Ama buy ön yargıda  maalesef bir türlü yıkılamıyor. Peki biz AKDES olarak ne yapıyoruz? Din, dil, ırk özellikle insanların cinsiyet konunda maruz kaldıkları her türlü ayrıma her türlü baskıya ve engele gücümüz yettiğince karşı çıkmaya ve mücadele etmeye devam ediyoruz.” konulardan bahsederek mikrofonu   “Kadınların Konumu ve Sorunlu Alanlar” başlıklı sunumunu yapmak üzere Hülya Uğur Tanrıöver’e bıraktı.

Fotoğraf: Deniz Tutcu

“Anatomik ya da biyolojik farklılıklar, toplumdaki eşitsizliklerin bahanesi değildir”

Tanrıöver, geçtiğimiz günlerde Giresun’un Eynesil ilçesinde yaşanan taciz olayına konuşmasında yer vererek kadınlar, toplumsal cinsiyet ve eşitlik kavramlarıyla ilgili; Kadınlar dünyanın her tarafında her zaman ikinci cins, zayıf, akıldan yoksun olarak görüldüler. Bizim dilimizde güzel Türkçemizin güzel deyimleri vardır. Ama ne yazık ki çok aşağılayıcı çok dışlayıcı üstelik kadınlara yönelik o kadar çirkin deyimleri var ki bunlardan biri  ‘Saçı uzun aklı kısa’ örneğin… Ve kadınları erkeklere bağımlı kılmak. Üstelik bu bağımlı kılmak kadınların tamamen doğasından gelen bir şeymiş gibi sunuldu. Kadın ve erkeklerin doğaları farklı olduğundan dolayı onların eşit olamayacakları savunuldu. Savunuldu diyorum, geçmişte konuşuyorum ama ne yazık ki hepimiz biliyoruz. Bunu bugün dahi savunanlar var. Yüksek sesle savunanlar var. Kadın erkek eşit olamaz diyenler var. Buradan bir eleştiri yöneltmiyorum. Ben sadece bunu söyleyenlerin büyük ihtimalle eşit kelimesinin anlamını bilmediklerini düşünüyorum. Belki onlara bu anlam daha iyi anlatılırsa onlar da bu söylediklerinin doğru olmadığını göreceklerdir. Kadınla erkek hiç eşit olur mu? Fıtratları farklı. Fizikleri farklı diyen kişilere biz diyoruz ki: Aslında hiçbir insan bu şekilde bakarsak bir diğerine eşit değildir. Çünkü her insan biriciktir. Nasıl ki erkekler birbirinin aynı değilse kadınlar ve erkekler arasında da tabii ki farklılıklar var. Ama bu anatomik ya da biyolojik farklılıklar toplumdaki eşitsizliklerin hiçbir şekilde bahanesi değildir. Ve olmamalıdır” hususların özellikle üstünde durdu.

Fotoğraf: Deniz Tutcu

Konferans , katılımcılardan Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu(MYO)   Öğr. Gör. Gülşah Doğanay’ın ‘Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet Temsilleri: Örnek Olay Çalışması‘  ve Tirebolu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Nilay Topal’ın ‘Birlik ve Dayanışmayla Gelen Çözümler, Başarılar‘ başlıklı sunumlarıyla devam etti.

Fotoğraf: Deniz Tutcu
Fotoğraf: Deniz Tutcu

Etkinlik, ‘Tirebolu Kadınlarının Çağrısı: Her Gün 8 Mart Olmalı‘ adlı kısa film gösterimi ve   Devlet Konservatuvarı’ndan Emine Algül’ün flüt dinletisi ile son buldu.

Fotoğraf: Deniz Tutcu
Fotoğraf: Deniz Tutcu

 

Fotoğraf: Deniz Tutcu

Ayrıca “Kadınlar Günü” olması nedeniyle günün ilerleyen saatlerinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürüyüş düzenlendi.

Fotoğraf: Deniz Tutcu

Yürüyüşe, Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları, İl Jandarma Komutanı J.Albay Murat Yakın, Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Baro Başkanı Av. Soner Karademir ve çok sayıda avukatın yanı sıra bazı daire müdürleri ile Giresun halkı katıldı.

Fotoğraf: Deniz Tutcu
Fotoğraf: Deniz Tutcu