Fakülteden Haberler MANŞET Üniversiteden Haberler

Fakültemizde ‘Uygarlık Burcu Bergama’ adlı Belgesel Gösterimi

Fotoğraf:Ozan Akdemir

Tirebolu İletişim Fakültesinde, FİJET Türkiye temsilcisi ve aynı zamanda ödüllü belgesel yapımcısı Dursun Özden’in katılımıyla 29 Aralık 2018 tarihinde Uygarlık Burcu Bergama adlı belgesel gösterimi gerçekleştirildi.

Şimdiye kadar pek çok Türk Arkeolog, Tarihçi, Bilim Adamı, Araştırmacı yazarların ortaya koyduğu eserleri yeterli bulmadığını söyleyen Özden; bu coğrafyada bulunan tarihi eserleri, kültürel, sanatsal arkeolojik bulguların Yunan, Helen ve İtalyan olduğunu ileri sürenleri çürüten, abartı olmayan bir belgesel yapmaya karar verip yola çıktığını,  bir buçuk yıllık süre içerisinde de belgeselini tamamladığını belirtmiştir. Ayrıca bu belgesel de  bir belgeselcinin tarih ile yüzleşmesini, tarih ile iç içe yaşayan Türkmen, Alevi, Bektaşi Yörüklerin Kozak Vadisin’deki yaşamları ile Atmaca mahallesindeki romanların, çingenelerin yaklaşık dört bin yıllık iç içe yaşayışlarını ve Bergama’nın tarihini, kültürünü konu edindiğini anlattı.

Fotoğraf: Ozan Akdemir

Özden: “Bu çok önemli bir belgeseldi. Anadolu’daki su medeniyetini, su yapılarını, yeraltı su yapılarını, Karız denen Kehriz denen su kanalları sistemini belgelerken; Urfa göbekli tepedeki zamanımızdan on üç bin yıl önceki Göbekli Tepedeki su sistemini, su Karızlarını ve oradaki tapınağı ortaya çıkardık. Bunlar çok önemliydi. Afrika’daki sünnet olan kızları ortaya çıkardık. Lacivert derili Tuaregler’i ortaya çıkardık ve ilk kez kutsal su zemzem belgeselini yine TRT’ye yaptım. Yedi bölüm orada da Müslüman olmayan Budist bir Japon bilim adamı ve bir Katolik Alman tıp Profesörü ile yaptığım röportajda zemzem suyunun bilinmeyen özelliklerini ortaya çıkardım.’’ diyerek TRT’de on üç bölüm yayınlanan “Anadolu Su Medeniyeti”  belgeselinin önemini de vurguladı.

Fotoğraf: Ozan Akdemir

Türkiye’de kültürel değerlere önem verildiği konuyla ilgili ise konuşmasında  şu sözlere yer verdi:  “Osmanlıdan günümüze kadar gerçekten kültürel değerlerimize önem gösteriliyor ama bu konuda biraz yavaş ilerliyoruz. Cumhuriyet tarihi ile birlikte biz yazılı edebiyata geçtiğimiz için ve cumhuriyet tarihi ile birlikte kendi değerlerimizi korumaya aldığımız için önem verildiğini gösteriyor. Örneğin Atatürk bizim köklerimizin Hititlerden, Etilerden, Sümerlerden geldiğini kanıtlamak için Sümer banklar kurmuş, eti banklar kurmuş. Birçok tarım ve ziraat ile ilgili sanayi ve teknolojiyle ilgili adımlar atılmasına neden olmuştur. Ama Atatürk’ün ölümünden sonra biz bunu sürdürememiş, koruyamamışız hatta onun yaptıklarını bile yıkmaya çalışmışız. Bunlar doğru şeyler değil. Bizi biz eden değerleri korumak zorundayız. Örneğin edebiyat açısından düşündüğümüzde, Nazım Hikmet ile ilgili solda simge bir isimdir. Vatan şairi olarak, Necip Fazıl Kısakürek, o da sağda milliyetçi, muhafazakar, tutucu bir şair olarak bilinir ve ikisini karşı karşıya getiririz. Oysa ikisi de Türk edebiyatının erişilmez çok önemli saygın şairleridir. Bizim kültürel ulusal kendi değerlerimizi şiire döken, dillendiren önemli şairlerimizdendir. İkisinden de öğreneceğimiz alacağımız değerler var. İkisi de bizim değerimiz ve biz, ben ve öteki gibi ayrışmadan uzak, kendi özümüzde kendi içsel dünyamıza yönelmek durumundayız. Bilge Kağa’nın Orhun yazıtlarında bir sözü vardır. ‘Ey Türk! Silkin ve özüne dön.’ Biz silkinmeli ve özümüze dönmek zorundayız.”

Fotoğraf: Ozan Akdemir

Programın sonunda katılımcı öğrencilere  tavsiyelerde bulunan Özden; bir belgeselcinin nesnel ve objektif olması gerektiği konusunun üstünde önemle durdu.

Fotoğraf: Ozan Akdemir

Özden ayrıca kitaplarının tanımını da yaptı.

     Kadir URAK