Güncel MANŞET Yerel Yönetim

CHP Milletvekili Ali Keven ile Söyleşi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat Milletvekili ve aynı zamanda Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi olan Ali Keven ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir görüşme gerçekleştirdik.

Bize kendinizden bahseder misiniz?

1951 yılında Yozgat’ta doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Yozgat’ta tamamladım. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Bölümünü bitirdim. Yaklaşık dört yıllık öğretmenlik hayatım var. Daha sonra 12 Eylül darbesi ile görevden alındım. Yaklaşık yedi yıl göreve dönmek için hukuksal mücadelem oldu. Yedi yıl sonunda özlük haklarımı geri aldım. 1990 yılından sonra öğretmenliğe devam etmedim. Ben siyasete 1965 yılında başladım. Abim Türkiye İşçi Partisinin Yozgat il başkanıydı. Bende onun yanında genç öncü hareketinde birlikte oldum. 1988 yılında Sosyal Demokrat Halkçı Partinin Yozgat il başkanı oldum. Yaklaşık 20 yıl orada siyaset yaptım. 2002-2007-2011 de milletvekilliğine aday oldum. Fakat ikinci sırada olduğum için seçilemedim. 24 Haziran 2018 seçimlerinde Yozgat Milletvekili olarak seçildim.

Uzun bir aradan sonra CHP adına Yozgat’ta tek milletvekili olarak seçildiniz. Bu uzun süre zarfında partiniz Yozgat’ta neden milletvekili çıkaramadı?

2002 yılında çıkardık en son. O zamanlarda Genel Başkanımız olan Deniz Bey’in basın müşaviri arkadaşımızı birinci sıraya koydular. Beni ikinci sıra olarak yazdılar. Ben Yozgat’ta uzun yıllar siyaset yaptığım için kamuoyu “Ali ağabeyi niye liste başı yapmıyorlar?” gibi bir talepleri oldu. CHP’de insanlar oy vermeye imtina ettiler, kızdılar, öfkelendiler. Emin bey o zamanlar liste birdeydi, ben de ikideydim. O girdi ben giremedim. Tabi ki o zamanlar ikinci sıranın çıkma ihtimali yoktu.  3800 oyla kaybetmiştim. 2005’te 2007’de 2011’de de aynı şeyler oldu. Beni hep ikinci sıraya koymak istediler. Ama olmadı;  iki çıkma şansı yoktu birinci sırayı da çıkaramadık. En son seçimde de beni birinci sıraya koydular. Ben birdeydim ama kendi öz gücümüzle milletvekili olamadık. Millet İttifakı birlikteliğiyle milletvekili oldum. Yani bir çıkış hikayem var.

“Eğitim Politikası Milli Değil”

 Şu anda ülkemizde uygulanan eğitim sistemini yeterli ve doğru buluyor musunuz?

Eğitim politikasının bir defa milli olması lazım. Ama maalesef Türkiye’deki eğitim politikası milli değil. Gayri milli mi? Oda değil tabi. Her siyasi iktidar kendi anlayışı doğrultusunda eğitim politikası geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Özellikle bu son 16 yılda da böyle. Oysa siyasi iktidarlar gelir geçer. Ama milli eğitim politikasının değişmemesi lazım. Türkiye’de maalesef böyle değil. Milli eğitim politikası iktidarların anlayışı doğrultusunda sürekli değişiyor. Bugünkü görüntüde açık söylemek gerekirse hoş bir görüntü değil. Özellikle milli eğitim bütçesi. Eğitimin teknolojik gelişmelere uygun bir fonu, bir kaynağı yok. Araç gereç, bina açısından bir fonu yok. Yalnız Milli Eğitim Komisyonu, Bakanlığı Personel maaşları ile sınırlı bir bütçe. Oysa milli eğitime ciddi bir kaynak ayırmamız lazım. Türkiye’de bu anlamda ciddi bir sıkıntı var. Sayın bakan her ne kadar sektör içinden gelmiş olsa da kabine anlayışı veya başkanlık sistemi anlayışı bakanın özgürce çalışmasını engelliyor. Bunun için sayın bakanın bu koşullarda başarılı olması bana göre az bir ihtimal.

Ülkemizde farklı spor dallarının uygulanabileceği doğal alanlar varken bu dallara yeterli önem verilmiyor. Bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’de aslında spor yapacak insanların çok küçük yaşlarda belirlenmesi lazım. Buna Genetik Sportif deniyor. Çocuğu küçük yaşta yöneleceği spor dallarına ayırıyorlar. Şimdi bizim Türk halkının genetik bir yapısı var ve ona uygunda Ata sporlarına bağlı üstünlükleri var. Güreş ve benzerleri gibi. Ama şu çok önemli arkadaşlar: ‘Ne kadar başarılı olursanız olun, kendinizi ne kadar gösterirseniz gösterin. Bu iktidarın liyakata dayalı olmayan anlayışı sporu da maalesef çökertme aşamasına getirdi.’ Futbolda takımlara bakıyorsunuz; 11 futbolcu varsa dokuz tanesi yabancı. Yani böyle bir spor anlayışı olur mu?  Maalesef Türkiye’de sporda altyapıya ve amatöre dayalı değil. Yalnız paraya ve profesyonel anlayışa dayalı. Onun içinde gelişme ve büyüme şansı olmuyor. Bundan dolayı Ata sporlarının dışında uluslararası platformda başarılı olma şansımız yok. Olamıyoruz da zaten.

“Her Yerde Üniversite Açmak Sorunu Çözmüyor”

Türkiye’de genç işsiz nüfusu oranı çok yüksek. Üyesi olduğunuz komisyonun bu konuda gençlere istihdam sağlayacak herhangi bir çalışması var mı?

Bana göre komisyonun istihdama yönelik hiçbir politikası yok. Türkiye’de genç işsizlerin %20’nin üstünde olduğunu bilin. Çok karamsar bir tablo çizmek istemiyorum. Ama bu ülkemizin gerçeği ve bu çok önemli. Tabi bu hayatın sonu değil. Bugün böyle. Ama yarın da böyle olacağı veya olmayacağı kesin bir şey değil. Türkiye’de 81 ilde lise açar gibi üniversite açmak ve üniversite mezunu vermek sorunu çözmüyor. Yani açık söylemek lazımsa arz ve talep dengesini sağlamak lazım. Yani talep neyse ona göre üniversite açmak ve üniversite mezunu vermek lazım. Fakat Türkiye’de model öyle değil. Sizlerde izliyorsunuzdur 30-40 kişilik iş başvurusuna binlerce kişi başvuruyor. Bu işsizler içinde ayırmak gerekirse genç işsizler içinde büyük bir sorun.

Ülkemizde bulunan kültür miraslarına yeterince sahip çıkılıyor mu?

Kesinlikle sahip çıkılmıyor arkadaşlar. Yani sahip çıkılıyor gibi gözüküyor. Ama o tarihi dokuyu yozlaştırıyorlar. Kendi ilimde de bunların örneklerini gördüm. Bizim Yozgat’ta tarihi Karabıyık Köprümüz var. Geçenlerde yapmışlar. Hiçbir tarihi özelliği kalmamış, bütün dokuyu yok etmişler. Kesinlikle tarihsel dokular yozlaştırılıyor, kirletiliyor, yok ediliyor. Büyük bir çoğunluğu da kendi kaderine bırakılmış durumda.

“Mustafa Kemal  Bu Ülkeyi Boşuna Gençlere Emanet Etmedi”

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Genç arkadaşlarımızın bu gibi uğraş içerisine girmesi hem meslekleri adına çok saygı değer hem de gençlik adına çok sevindirici bir şey. Sizleri kutluyorum ve başarılar diliyorum. Fakat kendi ülkenizin sorunlarına lütfen ilgisiz ve kayıtsız kalmayın. Mustafa Kemal bu ülkeyi boşuna gençlere emanet etmedi. Bunun değerini ve kıymetini bilin. O anlayışı sahiplenin, o anlayışa layık olmaya çalışın.

Haber: Beyza Arslan

Etiketler